Fas-Marakeş-Kazablanka ve Rabat Gezi Notları




Sizlere bir haftalık Fas gezi notlarımdan deneyimlerimi anlatacağım. Bu turu 14-21 Şubat (2017) arasında eşim ve abimle beraber üç kişi olarak yaptık. Baştan belirtmeliyim ki sıra dışı bir ülke ve alışılmadık bir deneyim oldu bizim için.

Fas Hakkında kısa bilgi

Fas Kuzey Afrika’da yer alan, 32 milyon nüfusa ve 447.000 km2 yüz ölçüme sahip bir ülke. Aynı zamanda bu kıtada yer alan diğer ülkelere göre çok daha güvenli bir ülke. Başkenti Rabat, en büyük şehri Kazablanka. Biz bu ülkeye her ne kadar Fas desek bile, dünyada kullanılan adları Marocco, Morocco gibi bizdekiyle alakalı olmayan isimlerle anılır. Ancak ülkenin asıl adı arapça olan El-Mağrib’tir. Marakeş ismi Berberilerin kullandığı Mur-Akusch’tan (Tanrı’nın Toprakları) gelir. Ülkede Berberi nüfus çoğunluktadır, Arapça (diğer arap ülkelerinden farklı bir Arapça konuşulur ve adına Dajina denmektedir) resmi dil olmasına karşın devlet dairelerinde Fransızca konuşulmaktadır ve halkın  tamamına yakını Fransızca bilmektedir. İngilizce konuşma oranı oldukça düşük, konuşabilenlerin de pek iyi bilmediğini zaten göreceksiniz.

Nasıl Gittik?

Avusturya’da yaşadığımız için bize en yakın havalimanları Zürih ve Münih, bu sebeple biz Marakeş’e Münih’ten uçtuk. Münih havalimanı’na uzaklığımız yaklaşık 200 km, buraya kendi aracımızla gidip arabamızı havalimanına park ettik. Uçak biletine iki kişi için gidiş-dönüş 295 euro ödedik, erken rezervasyonla bunu daha ucuza almamız mümkündü ancak geç kaldık. (Burada euro hesabı yaparken 295 euro’yu 295 TL olarak düşünebilirsiniz, çünkü burada da asgari ücret 1300-1400 Euro).

Bagajlarımızı verip pasaport kontrolünden geçerek uçağımıza yerleştik ve bizim için 3 saat 50 dakikalık yolculuk başladı.

Resmi büyütmek için tıklayın

Uçuşun sonlarına doğru  Afrika Kıtası’na yaklaşırken tepeden Avrupa ve Afrika Kıtaları’nı ayıran Cebelitarık Boğazını görüyorsunuz, inanılmaz bir şey, manzara gerçekten görülmeye değer.

(Cebelitarık Boğazı) – Resmi büyütmek için tıklayın.

Üç saatlik yorucu yolculuğun sonunda Marakeş Menara Havalimanı’na vardık. Havalimanı küçük olduğundan dolayı, uçaktan inildiğinde aprondan limana yürüyerek gidiyorsunuz. Yürüyüş esnasında apron kenarında uzun namlulu polisler dikkat çekiyor, daha sonra Marakeş’i gezerken bu güvenlik önlemlerini kendiniz de göreceksiniz zaten, ülkenin neredeyse tamamında kuş uçurtulmuyor.

Liman içine girdiğimizde ambiyans gayet güzeldi, beklentimin çok üzerinde çıktı diyebilirim.

Unutmadan, uçak inmeden 10-15 dk kadar önce hostesler giriş için vize kağıdı dağıtıyor, buraya kişisel bilgilerinizi ve mesleğinizi yazarak pasaport kontrolde polislere veriyorsunuz, bu kağıdı doldurmadan ülkeye giriş yapılamıyor ve aynı şekilde ülkeyi terk etmeden önce de havalimanı içerisinde bu kağıdı temin ederek tekrar doldurmalı ve polislere bunu vermelisiniz.

Fas’ın para birimi Dirhem (MAD). 1 euro yaklaşık 10,50 (şuan güncel kur 11,01) dirheme denk geliyor, aynı şekilde 1 Türk lirası yaklaşık olarak 2,76 MAD ediyor. Havalimanında para bozmanızı önermem, biz aynı hatayı yaptık ve düşük kurdan bozmuş olduk, bunu şehir merkezinde bulunan döviz bürolarındaki kurları gördüğümde anladım. Mesela biz 10,31 gibi bir kurdan bozduk ancak şehir merkezinde 10,55 lere kadar bozan yerler vardı. Havalimanı, merkeze yaklaşık 5 km uzaklıkta. Otobüs, taksi veya yükünüz yoksa yürüyerek gidebilirsiniz. Buraya gelmeden önce pazarlık yapmanın olmazsa olmaz bir kural olduğunu okuduğum için bu bilinçle gittik. Otobüse binmek istedik ancak bir taksici yanımıza gelerek otobüsle aynı fiyata götüreceğini belirtti, tabii ki kişi başı fiyatıyla 🙂 Otobüs 30 dirhem, taksici bizden 90 dirhem istedi, pazarlık burada işe yaramadı ve 90 dirhem vererek Jemaa el-Fna meydanına yakın noktada bulunan otelimize gittik.

Kutubiye Camii’ne bakış

 

Jemaa el-Fna (bizdeki karşılığı Fenalıklar Meydanı), Marakeş’in en ünlü meydanı, burada sabahtan geceye dek süren çeşitli aktiviteler oluyor. Yılan oynatıcıları, hikaye anlatıcılar, seyyar satıcılar, meyve ve meyve suyu satanlar, dans gösterileri, müzikler.. Alabildiğine bir hengame curcuna var burada.

Resmi büyütmek için üstüne tıklayın.

Fenalıklar meydanını gezmeden önce meydan kenarlarında yer alan kafelerden birine oturmanızı ve bir “Nane Çayı” (Mint Tea) eşliğinde meydanı izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle sıcak havalarda terası olan bir kafeye çıkın, buradan çeşitli kareler çekin ve meydanı tepeden izlemenin keyfini çıkarın. Nane çayı Fas’ın geleneksel içeceği, bizim siyah çayımız bizim için ne ise, onlar için de nane çayı aynısı. Sabah akşam bu çaydan içiyorlar, üstelik bol şekerli 🙂 Şeker kullanmayan biri olarak birkaç sefer şekersiz içtim ancak şekerlinin tadı bir başka. Fas’ta fiyatlar ucuz, mesela küçük bir demlik nane çayı ortalama 10-20 (3,5 – 7 TL) dirhem arası.

Marakeş, eski şehir Medina ve yeni şehir Gueliz olarak ikiye ayrılır. UNESCO tarafından koruma altına alınan Jemaa El Fena meydanı Medina’da yer almaktadır ve Medina, barındırdığı tarihi yapılar ve çarşı pazarıyla şehri gezerken hayran kalacağınız bir bölge olarak hafızanıza kazınır. Gueliz ise şehrin modern yüzüdür, Medina’da yer alan eski çarşı pazarın aksine modern alışveriş markalarının yer aldığı bir bölgedir. Biz daha çok Medina bölgesinde dolaşmayı tercih ettik, çarşılarında gezerken yerli halkın birbirinden farklı ürünler sattığı dükkanların önünden geçiyorsunuz ve neredeyse her yer bu dükkanlarla dolu. Çarşı içinde gezerken kamerayla çekim yapmamaya dikkat edin, özellikle dükkanların içini ve satıcıları çektiğiniz zaman size tepki gösteriyorlar. Satıcılar genelde müşteriye karşı çok kibar değil, birçoğu ürünü almak istemediğiniz zaman yüzünü çevirip “bye bye” diyor 🙂 Bunlara hazırlıklı olun.

Görülmesi Gereken Yerler

Öncelikli olarak Jemaa El Fenaa meydanı, Medina ve Gueliz bölgesi, Medina’nın dar sokakları ve tarihi yapıları, Ali Bin Yusuf Medresesi, Kutubiye Camii ve burada otelinizden veya orada bulunan tur bürolarından Sahara Turu almanızı tavsiye ederim. Pazarlık yaparak fiyatı düşürmeyi deneyin, pazarlık burada olmazsa olmazlardan.

KAZABLANKA

Kazablanka ve Rabat gezi notlarıyla ilgili küçük detaylar vereceğim arkadaşlar, neden derseniz yazıyı yazdığım şu anki tarihle orada bulunduğum tarih arasında epey zaman geçti, bu sebeple bilgiler haliyle taze değil 🙂 Ancak Kazablanka dendiğinde hepimizin aklına 1942 yapımı “Casablanca” filmi geliyor.

Bu filmi izleyenler Fas’a gittiğinde mutlaka o filmin çekildiği Rick’s Cafe‘ye gitmeliler. Ben filmi çok önceden izlemiştim ancak o zaman filmin böyle bir yerde çekilmiş olabileceği hiç aklıma gelmemişti. Kazablanka’ya gitme nedenlerimizin başında bu Rick’s Cafe ve 2. Hasan Camii’ne gitmek vardı zaten.

Derken meşhur cafeye ulaştık, ilk bakışta bile buranın oldukça havalı durduğunu belirtmeliyim. Sizi kapının önünde iki güzel palmiye ağacı ve kapıda duran bir güvenlik görevlisi karşılıyor.

 

Daha sonra içeri girdiğinizde filmdeki dokunun çokta bozulmadığını, o meşhur piyanonun hala orada muhafaza edildiğini görüyorsunuz. Burada yemek yiyebilir veya bar bölümünde istediğiniz içeceği yudumlarken ambiyansın tadını çıkarabilirsiniz. Bu cafe sahil bölgesinde yer alıyor, elinizde çevreyi gösteren bir harita var ise burayı rahatlıkla bulabilirsiniz. Aynı zamanda hemen bu cafeden çıktığınızda yürüyerek 2. Hasan Camii’ne ulaşabilirsiniz veya 30 dirhem gibi bir ücretle oradan geçen kırmızı taksilerle ulaşım sağlayabilirsiniz. Biz yürümenin daha iyi olacağını düşündük ancak havanın çok sıcak olmasından mıdır bilinmez oraya vardığımızda oldukça yorulmuştuk ve bu sebeple dönüşü taksiyle yapmıştık.

2. Hasan Camii

Fas’ın Kazablanka şehrinde yer alan Camii, Michel Pinseau tarafından tasarlanmış ve Bouygues tarafından inşa edilmiştir. Bu Camii, Atlantik kıyısındaki deniz doldurularak yapılmıştır. Aynı anda 25.000 kişi camii içinde ve 80.000 kişi avluda namaz kılabilmektedir ve 210 metre minare uzunluğuyla dünyanın en uzun minaresi ünvanını almıştır.

RABAT

Rabat, Fas’ın başkentidir. Marakeş ne kadar kızıl renkteyse, Rabat aynı oranda mavi şehirdir diyebiliriz. Bu şehrin caddelerini gezerken binaların mavi renkte olduğunu görürsünüz. Yapılaşma daha modern ve kültür düzeyi oldukça yüksek.

Görülmesi gereken yerler;

Hassan Kulesi

İnşaasına 1195 yılında Yaqub al Mansur tarafından başlanılan minarenin 86 metre ile dünyanın en yüksek minaresi olması planlanırken maalesef 1199 yılında Yaqub al Mansur’un ölümüyle inşaat durmuş ve ancak 44 metre yükselebilmiştir. Aynı şekilde bu alanda yer alan diğer yapılar da tamamlanamadığından çevresinde 200 adet sütun görülmektedir.

 

5. Muhammed Mozolesi

Asıl adı Sidi Muhammad Ben Yusuf olan Muhammed V, 1927-1957 yılları arasında Fas Sultanı olarak görev yapmıştır. Fas’ın Fransa’dan bağımsızlığını ilan eden Muhammed V, 1957 yılından ölüm yılı olan 1961 yılına kadar Kral ünvanı ile ülkeyi yönetmiştir.

Bu Mozole’de 5. Muhammed, oğlu 2. Hasan ve onun çocukları yatmaktadır. Aynı zamanda Mozole, Hassan Kulesi’nin karşısında yer almaktadır.

Andalusian Bahçeleri

20. yy koloni döneminde Fransızlar tarafından yapıldı. Görsel bir şölen yaşatan bu bahçede mis gibi kokular arasında kendinizi dinlendirebilirsiniz.

Bu geziden aklımda kalanlar bu kadardı, bir dahaki sefere notlarımı daha dikkatli alarak sizinle paylaşacağım 🙂





Wordpress, Blogger, Html Konularında Bilgi Sahibi, Sosyal Medyayı Yakından Takip Eden, PHP ile Yeni Tanışan, Genel Anlamda Teknolojiye ve İnternete Meraklı Biri.

Bu Sayfayı Paylaş

Son Eklenen Yazılar




En iyi video siteleri

porno filmleri - porno sex izle
© 2017 Tam Bilgi. Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz.. RSS Beslemesi · Yorum RSS
Designed by Tam Bilgi